Powered By HastaBlog
 
EN BÜYÜK MUTLULUK | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 24.10.2008 | Okunma: 38 | Yorumlanma: 1
Üzerinde en iyi giysisi bulunduğu halde yemek odasına hızla girdi. O gece bir toplantısı vardı ve hazırlanmaya çalışıyordu. Hazırlıklarını süratle sürdürürken gözü dört yaşındaki kızına ilişti. Kızı, radyodaki müziğin ritmine ayak uydurmuş dans ediyordu.

Geç kaldığı için acele ediyordu. Fakat içinden gelen bir sese uyarak kızını seyretmeye başladı. Sonra ona eşlik etmeye başladı. Kızının elinden tutmuş onunla birlikte dans ediyordu. Yedi yaşındaki kızının gruba katılmasıyla büyük bir coşku başladı.



KARUN'UN HAZİNELERİ | Kategori:
Yazılma: 17.10.2008 | Okunma: 53 | Yorumlanma: 0

Hz. Musa Aleyhisselâmın, hem amca oğlu, hem de eniştesi olan Kâarun, önceleri Musa Aleyhisselâma iman ediyordu. Gündüzleri oruç tutar ve geceleri de namaz ile meşgul olurdu. Ve lâkin çok fakir ve ehl-i iyaline bakmakta zorluk çekerdi. Hak Celle ve Âlâ Hazretleri Musa Aleyhisselâma Tevrat'ı şerifi altun ile yazmasını emir buyurunca, Hz. Musa:

 - Ya Rabbî, halimi biliyorsun, ben fakirim diye tazarrû etti.

Bunun üzerine Cenabı Hak Hz. Musa'ya simya ilmini öğretir ve Hz. Musa da o emri yerine getirir. Daha sonra Hz. Musa Aleyhisselâm Kâarun'un fakirliğini ve ehl-i iyalinin çekmekte olduğu sıkıntıyı düşünerek, hem bedenî hem de mâlî ibadetini yerine getirip ecir sahibi olmasını düşünerek O'na da simya ilmini öğretir.

Kâarun ilm-i simyayı öğrenir öğrenmez, kâr-ı ibadet bu imiş diyerek nihayetsiz mal sahibi oldu. Bir rivayette, hazinelerinin anahtarlarını 70 ve diğer bir rivayette 100 deve götürürdü. Mücahid (R.A. da derki, her bir anahtar ile 70 hazine kapısı açılırdı.

Kâarun her hangi bir yere gidecek olsa, altun elbiseli ve altun lalıçlı 1000 erkek ve 1000 kadın dört bir tarafında giderlerdi. Velhasıl Benî İsrail iki kısmı olup, bir kısmı Musa Aleyhisselâmın, bir kısmı da Kâarun'un taraftarı idiler.

Bu hal içerisinde Kâarun, nafile ibadetleri bırakmış ve farzları da acele kılmaya başlamıştı.

Nihayet Kâarun'un zekat vermesi hakkında vahy-i ilâhî gelir ve Hz. Musa Aleyhisselâm bunu Kâarun'a tebliğ eder. Kâarun malının zekâtını hesab edince, bakar ki çok büyük bir yekûn tutuyor. Kalbi dünya sevgisine meyleder ve muhabetullah gider. Bir türlü o zekâtı veremez.

Hz. Musa Aleyhisselâm, O'na giderek, emr-i ilâhîye itaat etmesini, dünya sevgisini Hz. Allah'ın muhabbetine tercih etmemesine dâir pek çok nasihat eder. Fakat Kâarun bunlara hiç kulak vermez. Hatta Hz. Musa Aleyhisselâma buğzederek, haşa iftira etmeyi tasarlar. Ve:

 - Ya Musa, Mısır ehlini toplayalım ve o cemaat içinde seninle bahis edelim. Eğer açık delil ile bana gâlib olursan, malımın zekâtını veririm. Ve eğer ben sana gâlib olursam, sen de bundan sonra peygamberlik davasından vazgeçip bir köşeye çekilirsin, der.



insan hayatını satın alamassın | Kategori: Dini Hikayeler
Yazılma: 15.10.2008 | Okunma: 80 | Yorumlanma: 1

Polisi gördüğünde yavaşlamadan önce takometreye baktı. Hız limitinin 80 olduğu yerde 120 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi?

Arabasını sağa çekti. “İnsaallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer” diye duşünüyordu.

Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi. Birden gelen polisin mahalleden komşuları olduğunu farketti. İyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Tanıdığı bir polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettigi için.

  - Merhaba. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç…
  - Merhaba.
 
Polis hiç gülümsemiyordu.

  - Karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın beni.
  - Evet öyle.

Memur umursamaz görünüyordu.

  - Son günlerde eve hep çok geç gittim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca eşim bana bu akşam patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?



ÇOCUKKEN BİR GEYİĞE TUTULMUŞUM | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 15.07.2008 | Okunma: 165 | Yorumlanma: 0
ÇOCUKKEN BİR GEYİĞE TUTULMUŞUM
Tam olarak bilemiyorum ama,üç dört yaşlarında olsam gerek.günlerce geyik sayıkladığımı gören babamın
sonunda sabrı tükenmiş.Mazı dağında bir geyik yakalatıp,düze indirtmiş.Mardin e getirtmiş.
      kaleye yakın yüksekce bir evde oturuyorduk.Evimizin hayatında üst kata çıkan dik basamaklı uzun bir merdiven vardı.
merdiven altındaki yuvarlak kemerli,derince boşluğu bir kafes haline getirip,geyiği oraya yerleştirdik.
Çatal boynuzları cilalanmış gibi parlıyor,yeşil çekik gözleri ağulu ağulu bakıyordu.Çok mutluydum.Her sabah erkenden kalkıyor,
kafesin önüne geçiyor ve bıkmadan usanmadan onu seyrediyordum.Günler boyu sevdasına tutulduğum o geyiği seyrettim durdum.
Daha sonra benden gizli,o geyiği hasretini çektiği yurduna geri gönderip,yerine DOLDURULMUŞ bir geyik koymuşlar.
Bu değişikliği anlamayan ben,gene eskisi gibi geyiğin karşısına geçip saatler boyu onu seyrediyormuşum.
           Bende derin,sızılı bir iz kalan belki de ilk sevdam o geyiğedir.Demek sevda o denli bağlamış ki gözlerimi,canlısıyla,ölüsünü


meğer meleklere aç/mış menekşeler | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 15.07.2008 | Okunma: 92 | Yorumlanma: 1
Her bahar yaşıyorum bu acemiliği. Her bahar ayağım dolanıyor, başım dönüyor, bakışım çatallanıyor, ellerim terliyor. Acemiyim bu bahar yine. Ustaca karşılayamıyorum baharı. Tecrübemi konuşturamıyorum bi’türlü. Oysa, ustalaşmış olmalıydım. Acemi bir bahar karşılayıcısı olmak için mazeretim kalmamış olmalı. Kırbeşinci baharım bu. Kırkbeşinci olmasına kırkbeşinci ama adı üzerinde bu bahar ilkbahar. Hep “ilk” var başında “bahar”ın. “İlk” defa görüyorum bembeyaz coşkuyla köpüklenen denizler gibi hayata koşan ağaçları. İlk defa farkediyorum terütaze sevinçlerle varlığa uç veren lâleleri, papatyaları, menekşeleri. Pencere önüme kadar taşmış bir bahar karşılıyor beni. Kaçsam da yol kenarlarında yakalıyor beni gelincikler. Kızım bir kırçiçeği koparıp uzatıyor elime. Sadece çiçeklerin isimlerini saymaya boş vaktim oluyor. Lâle, sümbül, frezya.. Sarısı var! Eflatunu var! Kızılı da! Ah bir de kokuları! Mor salkımlar ise selam vermeden geçiyorum diye rayihalarıyla uzanıyorlar burnumun dibine kadar. Bu arada erguvanları da kaçırmamalı. Bir fıskiyeden fırlar gibi ağacın her yanına sarılan, budakları beklemeden, hiç nazlanmadan patlayıp duran o efsûnlu renkleri. Güllerin başında ise bir ömür beklemeli sanki. Yaprak yaprak güzellik dermeli. Bir de ıhlamurlar kokmaya başlarsa, ne ederim ben? İşim başımdan aşkın benim. Hangi çiçeğe, hangi ağaca, hangi kokuya, hangi renge tutunup da kalayım? Hangi güzelliğin yüzüne asılıp da durayım?

Etrafımda her an hep yeni renkte hep yeni kokularda sürüp giden bir şehrâyin var. O kadar çok ki seyredilecek, üzerinde durup tefekkür edilecek yaratılış! Hakkını veremediğime yanıyorum baharın. Hep alacaklı kalıyor benden bahar. Onca güzelliğe bakış borçlanıyorum her defasında. Yanından bir göz ucu bakışıyla geçiyorum sadece. Tek bir lâleyi bile bir bahar boyu seyretmeye değer diyor dostlar. “Kırkbeşinci baharının ihtisasını lâleler üzerinde yap! Ama o kırmızısının tonunu ne bayrağa, ne bordoya ne pembeye benzettiğin renkteki o lâleye ayır vaktini. Altı yaprakla açıp da, sonra yapraklarını bir bir döküşündeki hüznü de seyret. Bir ömür yeter sana bu sevinç, bu hüzün.”

(1) 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 | ileri >

Toplam Yazı: 428
Toplam Yorum: 49 onaylanmış, 0 bekleyen
Toplam Okunma: 61820
 

Dini Hikayeler (152)
Komik Hikayeler (10)
Normal Hikayeler (169)
İbretlik Hikayeler (88)


Çocugu sabah namazına kaldırmak (1746)
ATEİST BİR ADAM (1305)
Gul Bahcesi (1097)
Yaşanmiş Gerçek Olay (939)
iyilik ve kötülük..• (901)
Kalbe Giden Yol (628)
HIRS VE KİBİR (577)
Bir kara gecedeyiz hepimiz... (542)
Aynaların Sırrı (511)
KIYMET BİLMEK (493)



Foruma Giriş Yap



Dini Gün ve Geceler
Evliyalar
Fıkıh Bilgileri
Mahrem Konular
Mesneviden Hikayeler
Mezhepler
Muhammediler Karanlıktan Sonsuz Nur'a..!
Online Risale-i Nur
Rüya Tabiri
Sahabelerin Hayatı
Tasavvuf
Tefsir
İlmihal
İslam Tarihi
İslamda Kadın




Www.Muhabbetullah.Com

Powered by Hasta Blog


Foruma Giriş


Galeride resim bulunmuyor.

Kaynak Göstermek Şartıyla Dökümanlar Kullanılabilir. Www.Muhabbetullah.Com Hizmetidir.

İSLAMİ FORUM ilahiler TC56

Web Stats