misafire İKRAMIN önemi ve değeri... | Kategori:Normal Hikayeler Yazılma: 24.11.2007 | Okunma: 494 | Yorumlanma: 1 Eskilerden
biri akşam yemeğini sarayda yemek üzere halifenin davetlisiydi. Hızlı
hızlı saraya doğru giderken önüne biri çıktı. Önüne çıkan adama kim
olduğunu sordu. Adam: - Ben yolcuyum. Buranın yabancısıyım. Aç ve yorgunum, dedi. O da: - Ben halifenin davetlisiyim. Gel beraber gidelim, dediyse de misafir: -
Benim halife ile ne işim olacak. Senin bana vereceğin bir tas çorban
varsa ver, yoksa bırak, deyince fazla ilgilenmeyip saraya doğru yöneldi.
Davetten
sonra dönüşte baktı ki, adam bir kenara kıvrılmış uyuyor. Uyandırmak
istemedi ve Sabah uyanacağı vakitte gelir ve karnını doyururum diye
düşündü, evine gitti, yattı ve uyudu.
O gece bir rüya gördü.
Kendisi bir çöldeydi. Yüzünden ışıklar saçılan büyük bir kalabalık ve o
kalabalığın önünde de daha nurlu bir zat bulunuyordu. Bunların kimler
olduğunu sordu. Kendisine:
- Bunlar 124 bin Peygamberdir. En önde olan da son Peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) dır, dediler.
Hemen Peygamberimizin elini öpmek istediyse de, Peygamberimiz elini vermedi. Ve buyurdu ki:
- Biz, sevdiklerimizden bir tas çorbayı esirgeyenlere elimizi vermeyiz.
Uyanır
uyanmaz hemen akşamki yabancıyı bulmak için koştu. O, henüz kalkmış ve
yola koyulmuştu. Geri çevirmeye uğraştı ve Ne olur bir tas çorbamı iç
diye yalvardı. Yabancı adam ısrarlara rağmen kabul etmedi ve şöyle dedi.
- Senin bir tas çorba vermen için illâ da 124 bin Peygamberi seferber mi etmek lâzım? O güçte olmayanlar ne yapacaklar?
Bundan
sonra o zat rastladığı hiç bir misafire yemek ikram etmeden
göndermezdi. Hatta kendisine misafir olup yemeğini yemesi için
yalvarırdı.