powered by HastaBlog
 
Normal Hikayeler
Kendini Geliştirme Üzerine | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 11.04.2009 | Okunma: 674 | Yorumlanma: 0

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemendiğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyorve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaçkestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuçta ikinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş -Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş ;- Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çokağaç kesilir.

ÇOCUKKEN BİR GEYİĞE TUTULMUŞUM | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 15.07.2008 | Okunma: 378 | Yorumlanma: 0
ÇOCUKKEN BİR GEYİĞE TUTULMUŞUM
Tam olarak bilemiyorum ama,üç dört yaşlarında olsam gerek.günlerce geyik sayıkladığımı gören babamın
sonunda sabrı tükenmiş.Mazı dağında bir geyik yakalatıp,düze indirtmiş.Mardin e getirtmiş.
      kaleye yakın yüksekce bir evde oturuyorduk.Evimizin hayatında üst kata çıkan dik basamaklı uzun bir merdiven vardı.
merdiven altındaki yuvarlak kemerli,derince boşluğu bir kafes haline getirip,geyiği oraya yerleştirdik.
Çatal boynuzları cilalanmış gibi parlıyor,yeşil çekik gözleri ağulu ağulu bakıyordu.Çok mutluydum.Her sabah erkenden kalkıyor,
kafesin önüne geçiyor ve bıkmadan usanmadan onu seyrediyordum.Günler boyu sevdasına tutulduğum o geyiği seyrettim durdum.
Daha sonra benden gizli,o geyiği hasretini çektiği yurduna geri gönderip,yerine DOLDURULMUŞ bir geyik koymuşlar.
Bu değişikliği anlamayan ben,gene eskisi gibi geyiğin karşısına geçip saatler boyu onu seyrediyormuşum.
           Bende derin,sızılı bir iz kalan belki de ilk sevdam o geyiğedir.Demek sevda o denli bağlamış ki gözlerimi,canlısıyla,ölüsünü


meğer meleklere aç/mış menekşeler | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 15.07.2008 | Okunma: 265 | Yorumlanma: 1
Her bahar yaşıyorum bu acemiliği. Her bahar ayağım dolanıyor, başım dönüyor, bakışım çatallanıyor, ellerim terliyor. Acemiyim bu bahar yine. Ustaca karşılayamıyorum baharı. Tecrübemi konuşturamıyorum bi’türlü. Oysa, ustalaşmış olmalıydım. Acemi bir bahar karşılayıcısı olmak için mazeretim kalmamış olmalı. Kırbeşinci baharım bu. Kırkbeşinci olmasına kırkbeşinci ama adı üzerinde bu bahar ilkbahar. Hep “ilk” var başında “bahar”ın. “İlk” defa görüyorum bembeyaz coşkuyla köpüklenen denizler gibi hayata koşan ağaçları. İlk defa farkediyorum terütaze sevinçlerle varlığa uç veren lâleleri, papatyaları, menekşeleri. Pencere önüme kadar taşmış bir bahar karşılıyor beni. Kaçsam da yol kenarlarında yakalıyor beni gelincikler. Kızım bir kırçiçeği koparıp uzatıyor elime. Sadece çiçeklerin isimlerini saymaya boş vaktim oluyor. Lâle, sümbül, frezya.. Sarısı var! Eflatunu var! Kızılı da! Ah bir de kokuları! Mor salkımlar ise selam vermeden geçiyorum diye rayihalarıyla uzanıyorlar burnumun dibine kadar. Bu arada erguvanları da kaçırmamalı. Bir fıskiyeden fırlar gibi ağacın her yanına sarılan, budakları beklemeden, hiç nazlanmadan patlayıp duran o efsûnlu renkleri. Güllerin başında ise bir ömür beklemeli sanki. Yaprak yaprak güzellik dermeli. Bir de ıhlamurlar kokmaya başlarsa, ne ederim ben? İşim başımdan aşkın benim. Hangi çiçeğe, hangi ağaca, hangi kokuya, hangi renge tutunup da kalayım? Hangi güzelliğin yüzüne asılıp da durayım?

Etrafımda her an hep yeni renkte hep yeni kokularda sürüp giden bir şehrâyin var. O kadar çok ki seyredilecek, üzerinde durup tefekkür edilecek yaratılış! Hakkını veremediğime yanıyorum baharın. Hep alacaklı kalıyor benden bahar. Onca güzelliğe bakış borçlanıyorum her defasında. Yanından bir göz ucu bakışıyla geçiyorum sadece. Tek bir lâleyi bile bir bahar boyu seyretmeye değer diyor dostlar. “Kırkbeşinci baharının ihtisasını lâleler üzerinde yap! Ama o kırmızısının tonunu ne bayrağa, ne bordoya ne pembeye benzettiğin renkteki o lâleye ayır vaktini. Altı yaprakla açıp da, sonra yapraklarını bir bir döküşündeki hüznü de seyret. Bir ömür yeter sana bu sevinç, bu hüzün.”

Fırtınada uyuyabilir misiniz ?... | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 15.07.2008 | Okunma: 332 | Yorumlanma: 0
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir
tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.
Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde
çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce
çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi
olur diyorlardı.

Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın
haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi
çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.
Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü
de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:

Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla
uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın



KIRLANGIÇ HİKAYESİ | Kategori: Normal Hikayeler
Yazılma: 28.05.2008 | Okunma: 379 | Yorumlanma: 0
Bir kırlangıç hikayesi bu
Kırlangıçların hikayesi
Hani şu altı ayda bi
Havalarda soğuduğunda
Sıcak ülkelere göçmek zorunda kalanların hikayesi
Hani sevmişde kabul görmemiş
Sevildiğini fark edememiş
Ya da sevdiğini bir türlü söyleyememişlerin hikayesi

Hikaye bu ya;
Bir gün bir kırlangıç
Gider
Ve bir adamın penceresine konar
Gagasıyala tıklatır pencereyi
Ve adam pencereyi acıp sorar
"ne var?" diye
"biliyorum" der kırlangıç,
"sana garip gelecek ama , müsaade edersen eğer
seninle kalabilirmiyim?"
"niye ki" der adam
"uzun zamandır izliyorum seni,
evine kimse girip çıkmıyor.
Anlaşılan ne eşin, ne dostun, ne de arkdaşın var.
Beni içeri al,
İster bir kafese koy
İster avucuna alıp sev
Ne olur bundan sonra seninle kalayım"
Der kırlangıç.
Evet yaşlı adam kırlangıcı kabul etmez,,
Kırlangıç ısrar etsede kabul edilmez.
Büyük bir üzüntüyle uçar gider


| ileri >

 

ADS

Dini Hikayeler (156)
Komik Hikayeler (10)
Normal Hikayeler (170)
İbretlik Hikayeler (90)


ATEİST BİR ADAM (7454)
Çocugu sabah namazına kaldırmak (3650)
Yaşanmiş Gerçek Olay (2546)
iyilik ve kötülük..• (2016)
Gul Bahcesi (1693)
HIRS VE KİBİR (1554)
Kalbe Giden Yol (1223)
Aynaların Sırrı (1219)
Bir kara gecedeyiz hepimiz... (1019)
KIYMET BİLMEK (996)



Foruma Giriş Yap



Dini Gün ve Geceler
Evliyalar
Fıkıh Bilgileri
Mesneviden Hikayeler



Www.Muhabbetullah.Com forum

powered by Hasta Blog v2

Galeride resim bulunmuyor.
Zayıflama Diyet