Kısa bir masal bu. | Kategori:Dini Hikayeler Yazılma: 18.05.2008 | Okunma: 533 | Yorumlanma: 1 Evvel’in ve kalbur’un zamanları içinde, gece
ile gündüzün bir biri ardına gelip-gitmesi sürecinde, dağların
yeryüzüne bir kazık gibi çakıldığı,esen rüzgarın ve bulutların emre
hazır beklediği,yüklü gemilerin denizlerde yüzüp gittiği, yeryüzüne
çeşit çeşit canlıların yayıldığı minnacık küçüçük bir dünyanın
içerisinde yaşayan bir topluma , bunların ALLAH’ın varlığını ispatlayan
delillerin olduğunu söyleyen kimseler yaşarmış.
Bu kimseler hem
yaşar,hem de şaşı kimselermiş(aynı yere bakan ama bakış yönü(metodu)
aynı doğrultuda olmayan) aynı zamanda. (yaşamlarını)gecelerini
gündüzlerine kattıran,duygularını fikirleriyle karıştıran,dertlerine
derman aramayan ,emeklerini boğazlarından getiren,öncü olmaya
çalışanlarına zulmeden,"halki zalim olan bu sehirden bizi
kurtar,katindan bize bir sahip gonder,bir yardimci yolla''diyen zavalli
cocuklar,erkekler ve kadinların sözlerine(çığlıklarına) muhattap
olmayan bir nizamla hayatlarını geçindirmeye çalışırlarmış
Gel
zaman – git zaman kötürüm güçler arzularına uyacak, kulaklarının
hoşlarına gidecek,fikirlerinden saptıracak,bakışlarını şaşılaştıracak
bir takım sözler söylemeye başlamışlar.(maide 49 bk)Tabiki bu şaşılar
hemen bu söylenenlere kanmışlar.Hata kanmakla kalmamışlar kana-kanada
kandırmışlar birbirlerini.En sonunda bu yaşarlar şaşı bakışlarıyla bir
meydanda toplanıp bütün kendilerine yapılanların hesabını sormak adına
ve onları yuhalamak için bir araya gelmişler ve başlamışlar sulogonlar
atmaya
Kafirlere HAYIR! Zalimlere HAYIR! Amerika’ya HAYIR! Siyasilere HAYIR! Emperylist güçlere HAYIR! Kapitalizmme HAYIR! AB ne HAYIR! İsrail zülmüne HAYIR! Irak işgaline HAYIR! Eğitim sistemine HAYIR! Satılmış medyaya HAYIR!
Diye
haklı ve efdal olarak güçleri çıktığınca haykırmışlar işittiklerini
zannettikleri kulaksızlara. Lakin kulaksızlar onlara söyle
derlermiş.”ey vatandaşlar bu toplum kendi menfaatları doğrultusunda
hareket eder,ırak vb bizim menfaatlarımıza bir zararı olacak ise
müdahale ederiz”.Ya da “bu toplumun Amerikayla olan ilişkileri her
şeyin üstündedir”ya da “vergilendirilmiş kazanç her ne olura olsun
kutsaldır”ya da”hizmet için her fedakarlığa katlanmak zorundayız”
gibisinden filan fıstıklı sözler söylerlermiş vatandaşlarına.
Ama
içlerinden birisi bu sefer kalabalığın içine girmeyerek ,hakim bir
tepeye çıkmış bu sefer terketmemek üzere, atılan sulogonları dışardan
dinlemek istemiş bu sefer akletmek üzrer.Geçen konuşmalara kulak
kabartmak istemiş bu sefer şaşırmamak üzere.Söylenenlere bir bakmış ki
,HAYIR dedikleri kimselerin hepside ya onlara işgüç sağlayan ya onları
siyase eden ya onları temsil eden kimselermiş içinden ALLAH ALLAH
demiş…bu sefer doğruları aramak üzere...
Sonra; Ya demiş kendi kendine biz anarşis-miyiz? (otorite tanımayan,belirsizlikten-karışıklıktan fayda uman..) Yo demiş sonra kendi kendine “bizim fikrimizde mutlaka aranızda bir emir-imam-emir’ul mü’minin bulunsun diyor” peki biz bunların hepsine HAYIR diyorsak eğer,
PEKİ kime neye-kimlere EVET diyoruz,demeliyiz YA HU ???yoksa biz her şeyi ret eden o anarşisler gibi-mi olduk???hümmü haşa
Dedi
genç adam ve hikayenin son cümlesinin harflerini "tek" "tek" yazarak
.Bizler her şeye HAYIR dedikten sonra "tek" bir şeye "EVET" diyenlerden
deyilmiydik."İmam bir kalkandı onunla savunulur onunla savaşılır..."