powered by HastaBlog
 
İbretlik Hikayeler
bozuk paralarla cenneti satın almak | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 17.03.2008 | Okunma: 332 | Yorumlanma: 0
Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.

Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
- Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
- Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?
- Ahmet arkadasimiz var ya…
- Evet, ne olmus Ahmet’e?
- Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.
- Ee?
- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?

Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.

Nurhan Ogretmen:


Bir Kelebeğin Insanlık Dersi..... | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 04.03.2008 | Okunma: 360 | Yorumlanma: 0
Bir gün kozada küçük bir delik belirdi; deliğin ucu kıpırdıyordu. Bu kıpırdamayı bir adam gördü. Merak etti ve oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı ilgi dolu bakışlarla seyre daldı.
Bir ara sanki kelebek delikten çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi adama. Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamıştı.
Bu durumu hisseden adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline küçük bir kesici alet alıp, kozadaki deliği büyütmeye başladı.
Delik kelebeğin rahatça çıkabileceği boyuta geldi. Bunun üzerine kelebek kozadan kolayca dışarı çıkıverdi.
Fakat oda ne! Kelebeğin bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu.
Kozadan çıkan kelebeği adam izlemeye devam etti; adam kelebekten bir şey bekliyordu. Kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.
Ama adamın beklediklerinin hiç biri olmadı! Kelebek uçamadı. O an uçamadı, hiçbir zaman uçamadı..
Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de asla uçamadı.


Hiç Hayallerınızden Sıfır Aldınız Mı | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 04.03.2008 | Okunma: 321 | Yorumlanma: 0
Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.

Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı.Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı.

Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.

"Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk..

"Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası..


KARLAR ÜZERİNE DÜŞEN GÜL(mutlaka okuyun) | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 13.02.2008 | Okunma: 487 | Yorumlanma: 0


KARLAR ÜZERİNE DÜŞEN GÜL
Baba kar ne kadar güzel yağıyor değil mi?

 

-Evet oğlum.

 

-Baba, kar taneleri gökyüzünden penceremizin önüne kadar birbirlerine karışmadan nasıl yağıyor?

 

-Reyhan kokulum, ALLAH her meleği yeryüzüne bir kar tanesi indirmesi için görevlendirir.

Abdullah, oturduğu yerden doğrulup şaşkınlıkla babasının yüzüne bakarak:

 

-Karları melekler mi indiriyor, nası l olur? Kar çok, melekler de o kadar çok mu, hiç bitmiyorlar mı?

Bilal bey yüzüne tebessüm kondurarak:

 

-Reyhan kokulum, ALLAH'ı n melekleri hiçbir zaman bitmez, hatta ALLAH için canını veren şehitler, meleklerle arkadaş oldukları ndan onlara yardımcı olurlar; yeryüzüne birlikte inerler, kar tanelerini narince yere bırakırlar. Bu yüzden kar beyazdır, lekesizdir. Annenin sevdiği kırmızı gül bile rengini kardan almış. Abdullah' ın şaşkınlığı giderek artıyor ve babasının ağzından çıkacak kelimeleri sabırsızlıkla bekliyordu.

Abdullah:


kanser ve tefekkür | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 13.02.2008 | Okunma: 321 | Yorumlanma: 0
onk. dr. Haluk Nurbaki' den gerçek bir hatıra:
Ben 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım.Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.
      Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı.Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.
      Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım.Ve kısa bir süre sonrada iyileştiğini gördüm.Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.
      Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra bir ihale için İzmir'e gitmek istedi.Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim.Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı.Serap bacak kemiklerindeki metasstaz nedeni ile yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiylede devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu.
      Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:
      " Doktor bey, " dedi." ben size... dargınım." "niçin?" diye sordum."siz dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"
      Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım.Onu üzmemeye çalışarak:


< geri | | ileri >

 

ADS

Dini Hikayeler (156)
Komik Hikayeler (10)
Normal Hikayeler (170)
İbretlik Hikayeler (90)


ATEİST BİR ADAM (8846)
Çocugu sabah namazına kaldırmak (4121)
Yaşanmiş Gerçek Olay (3852)
iyilik ve kötülük..• (2628)
HIRS VE KİBİR (2464)
Gul Bahcesi (2051)
Aynaların Sırrı (1923)
İhtiyar adam ile ölüm (1635)
Kalbe Giden Yol (1614)
Kumrunun aşkı (1545)



Foruma Giriş Yap



Dini Gün ve Geceler
Evliyalar
Fıkıh Bilgileri
Mesneviden Hikayeler



Www.Muhabbetullah.Com forum

powered by Hasta Blog v2

Galeride resim bulunmuyor.
Zayıflama Diyet