powered by HastaBlog
 
İbretlik Hikayeler
Kısa bir masal bu | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 28.05.2008 | Okunma: 429 | Yorumlanma: 0
Evvel’in ve kalbur’un zamanları içinde, gece ile gündüzün bir biri ardına gelip-gitmesi sürecinde, dağların yeryüzüne bir kazık gibi çakıldığı,esen rüzgarın ve bulutların emre hazır beklediği,yüklü gemilerin denizlerde yüzüp gittiği, yeryüzüne çeşit çeşit canlıların yayıldığı minnacık küçüçük bir dünyanın içerisinde yaşayan bir topluma , bunların ALLAH’ın varlığını ispatlayan delillerin olduğunu söyleyen kimseler yaşarmış.

Bu kimseler hem yaşar,hem de şaşı kimselermiş(aynı yere bakan ama bakış yönü(metodu) aynı doğrultuda olmayan) aynı zamanda. (yaşamlarını)gecelerini gündüzlerine kattıran,duygularını fikirleriyle karıştıran,dertlerine derman aramayan ,emeklerini boğazlarından getiren,öncü olmaya çalışanlarına zulmeden,"halki zalim olan bu sehirden bizi kurtar,katindan bize bir sahip gonder,bir yardimci yolla''diyen zavalli cocuklar,erkekler ve kadinların sözlerine(çığlıklarına) muhattap olmayan bir nizamla hayatlarını geçindirmeye çalışırlarmış

Gel zaman – git zaman kötürüm güçler arzularına uyacak, kulaklarının hoşlarına gidecek,fikirlerinden saptıracak,bakışlarını şaşılaştıracak bir takım sözler söylemeye başlamışlar.(maide 49 bk)Tabiki bu şaşılar hemen bu söylenenlere kanmışlar.Hata kanmakla kalmamışlar kana-kanada kandırmışlar birbirlerini.En sonunda bu yaşarlar şaşı bakışlarıyla bir meydanda toplanıp bütün kendilerine yapılanların hesabını sormak adına ve onları yuhalamak için bir araya gelmişler ve başlamışlar sulogonlar atmaya

Kafirlere HAYIR!
Zalimlere HAYIR!
Amerika’ya HAYIR!
Siyasilere HAYIR!
Emperylist güçlere HAYIR!
Kapitalizmme HAYIR!
AB ne HAYIR!
İsrail zülmüne HAYIR!
Irak işgaline HAYIR!
Eğitim sistemine HAYIR!
Satılmış medyaya HAYIR!



zengin ile fakir adam | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 15.05.2008 | Okunma: 585 | Yorumlanma: 2
zamanın birinde zengin bir adam,uzun bir yolculuğa çıkmış.az gitmiş,uz gitmiş.dere tepe düz gitmiş;uzun bir yolculuktan sonra ağaçlık bir yer görünce dinlenmeye karar vermiş.
atıyla ağçlığa yaklaşmış.gölgeliği ve suyu güzel bir yer burayı sevmiş.atını bağlamış.suyun başına oturup heybesindeki lezzetli yemeğini çıkarmış ve yemeğe başlamış.
tam o sırada üstünden başından fakir olduğu anlaşılan bir adam yaklaşmış tanışıp beraberce suyun başında yemek yemişler.sohbetleri koyulaşınca birbirilerini daha yakından tanımışlır.
fakir olan adam,oradaki gölgeliğe uzanıp uyuyuvermiş.derin bir uykuya dalan fakir adamı süzen zengin adam,bir türlü uyuyamamış.
"ya ben uykudayken biri atımı çalarsa..."endişesinden bir türlü gözlerine uyku girmiyormuş.bu yüzdende fakiri kıskanmış.
daha fazla dayanamayıp onu dürtmüş,uyandırmış.
-kalk,demişhaydi kalk!karanlık çökmeden biraz daha yol alalım.
zenginin neden kendisini uyandırdığını fakir adam tahmin ediyormuş.bu sebeple ona bir ders vermek gerektiğini düşünmüş.
-beni niye uyandırdın,demiş.ne güzel rüya görüyordum.
zengin adam merakla sormuş:


Bir Insani Tanima Yollari Nelerdir? | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 13.04.2008 | Okunma: 375 | Yorumlanma: 0
'Bir adam Hz. Ömer (r.a.)'in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Ömer ibnü'l-Hattâb hazretleri ona,

' Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi.

Orada bulunanlardan birisi,

' Ben onu tanıyorum, deyince Hz. ömer,

' Nasıl bilirsin? diye sordu. O da,

' Emin ve âdil bir adam olarak tanıyorum, cevabını verdi.

Hz. Ömer (r.a.) tekrar sordu:

' Gecesini gündüzünü bildiğin, yakın bir komşun mudur?

' Hayır, diye cevap verdi adam.

Hz. Ömer (r.a.) sormaya devam etti:

' İnsanın takvâsını ortaya koyan, muâmelesidir. Bu adam, alış'veriş yaptığın bir kimse midir?

Adam tekrar,

' Hayır, dedi.

Hz. Ömer (r.a.) bu defa;


Rahatsız mı Ettim? | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 13.04.2008 | Okunma: 301 | Yorumlanma: 0
Evin telefonu sabaha karsi üç buçukta çaldi. Uyku sersemi adam telefonu açtı.

Telefondaki ses annesine aitti.

Telaşlandı , Korktu başlarına bir şeymi gelmişti acaba diye endişelendi..

Annesi “nasılsın oğlum iyi misin” diye sordu.

Oğlu şaşkın bir ifadeyle “iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?” dedi.

Annesi “biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim” dedi.

Oğlu da “anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik” diyince annesi de


SİGARAYI BIRAKTIM | Kategori: İbretlik Hikayeler
Yazılma: 17.03.2008 | Okunma: 298 | Yorumlanma: 0
SİGARAYI BIRAKTIM



Hafif sisli bir havada ve güneşin apartmanların arasından yeni yeni güne merhaba dediği bir saatte, vapura doğru ilerleyen genç adam; jeton gişesinde, yaklaşık iki ay önce ayrıldığı kız arkadaşını görür ve titrek bir ”merhaba” ile konuşmaya başlar. Bu konuşmalar vapurda da devam eder. Adamın; “Hava o kadar da soğuk değil, dışarıda oturalım mı?” sorusuna, kızın “Olur” cevabı vermesiyle birlikte vapurun en üst katına doğru yol alırlar. Birkaç dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam kıza bir sigara uzatır ve kendisine de bir tane alır. Daha sonra, genç adam birden lafa girer:

- Biliyorum, bu konuları daha önce hiç konuşmadık ya da konuşamadık diyeyim. Merak etme ama, “Neden ayrıldık biz” sorusunu sormayacağım. Sadece sana söylemek istediğim birkaç şey var, onları konuşmak istiyorum.

Genç kız; adama bakarak, “Evet seni dinliyorum, devam et” dedikten sonra adam, konuşmasına kaldığı yerden devam eder:

- Biliyor musun? Ayrıldıktan sonra, seni sigaraya benzetmeye başladım.

Kız, hiç tahmin etmediği, alakasız bir konuyla lafa girmesinin verdiği şaşkınlıkla, “Ne? Nasıl yani?” der. Adam, önce kıza uzattığı sigarayı ve sonra kendi sigarasını, çantasından çıkardığı çakmak ile yaktıktan sonra:

- Mesela bir tane sigara yakıyorum ve kül tablasına koyup izlemeye başlıyorum. Kül tablasına dökülen külleri gördükçe; anılarımız aklıma, her biri kül olup acılarıma dönüşüyor sonra. Arada bir elime alıyorum sigarayı ve içime çekiyorum seni. Kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok çekiyorum. Bazen de anıları döküyorum kül tablasına. “Sen zehiri” hoşuma gidiyor, içimi acıtıyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye devam ediyorum. Ağzımdan çıkan her dumanda, ayrılırken bana bıraktığın; son bakışının silueti beliriyor. Her sigaranın oldugu gibi, senin de sonun yaklaşıyor. Ve ben yavaş hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi götürsem kül tablasına, aptalca bir umutla “Nolur yapma!!” diyeceğin zamanı bekliyorum. Ama hiçbir zaman duyamıyorum sesini. “Ve işte bitirdim seni” diyorum. Hayır hayır kendimi kandırıyorum galiba, “Seni böyle bitiremem” diyorum sonra. Ama bakıyorum kül tablasına; evet! Sen oradasın, evet! Anılar orada. Ancak, elimde hala kokun var. Yıkasam da, hiç çıkmayacak bir koku. Anlıyorum ki; bu sigarada, senin çok az bir kısmını bitirmişim. Senden bağımsız bir sen, hep içimde yaşıyormuş. Ve anlıyorum ki, sadece sönüyorsun. Seni ateşleyecek bir “Ben” bekliyorsun sabırla. O “Ben”, çok da bekletmiyor seni. Bir daha yanmaya başlıyrsun. Aniıar,acılar yine bitiyorsun. Yeniden yanıyor ve bitiyorsun. Bu hep böyle devam ediyor; sonunda alışkanlık oluyorsun.


< geri | | ileri >

 

ADS

Dini Hikayeler (156)
Komik Hikayeler (10)
Normal Hikayeler (170)
İbretlik Hikayeler (90)


ATEİST BİR ADAM (8344)
Çocugu sabah namazına kaldırmak (3831)
Yaşanmiş Gerçek Olay (2983)
iyilik ve kötülük..• (2247)
HIRS VE KİBİR (1827)
Gul Bahcesi (1818)
Aynaların Sırrı (1456)
Kalbe Giden Yol (1363)
İhtiyar adam ile ölüm (1241)
Bir kara gecedeyiz hepimiz... (1145)



Foruma Giriş Yap



Dini Gün ve Geceler
Evliyalar
Fıkıh Bilgileri
Mesneviden Hikayeler



Www.Muhabbetullah.Com forum

powered by Hasta Blog v2

Galeride resim bulunmuyor.
Zayıflama Diyet